"Enter"a basıp içeriğe geçin

DİJİTALİZM ESARETLİĞİNE SON VERMELİYİZ

Gün geçmiyor ki her adımda, yanı başımızda ya da karşımızda absürt şeylerle karşılaşmayalım. Hatta saat geçmiyor ki ya da dakikalar geçmiyor ki diye de cümlelerimize başlayabiliriz. Zaman mefhumunu belirtmemiz tümüyle bizim sosyal medyayı kullanmamıza (!), haberleri izleyip haber sitelerini takip etmemize bağlı bir durum.

               Aslında sosyal medya mecraları her ne kadar şikâyet ettiğimiz alanlar olsa bile, şikâyet ettiğimiz konuları insanlara anlatma, sakındırma ve uyarma bakımından da çok önemli bir yer. Bu mecraları doğru ve yerinde kullanan insanlar, bizlerin göremediği şeyleri önümüze sererek aslında çok büyük işler başarmaktadırlar. Keşke burada o arkadaşların isimlerini ve hesap adlarını verebilseydim. Bu adresler bizimle aynı derde duçar olan kimselerin karşısına sosyal medyalardaki içerikler kısımlarında çıkar/çıkmıştır/çıkacaktır da diyebilirim.

               Dijitalizmin hayatlara o kadar etki ettiğini gün/saat/dakika geçmiyor ki sarsıcı bir şekilde görmeyelim. Bir milleti yok etmeyi amaçlayan “İblis Uşakları” öyle programlar geliştirmiş ve öyle örümcek ağı sarmalı gibi bir yapı oluşturmuşlar ki dehşete kapılmamak elde değil. Hani halk arasında çok ilginç bir şeyi yapan için “ya yaptığı şeytanın bile aklına gelmez” denilen bir cümle var ya, işte bugün tam da böyle bir şey öğrendim. Bunu okuyan kimseler “oohoo, günaydın, uyan da balığa gidelim” diyebilirler ama geç de olsa öğrenmek hiç öğrenmemek ve uyumaktan/uyutulmaktan iyidir. Bir öğretmen arkadaşımla gençler hakkında konuşurken, sosyal mecralardaki rastladığı ve kendisini çok fazla endişeye kaptıran ve beni de bayağı derinden etkileyen konudan bahsetti. Gençler üzerine oynanan oyunlar, asimile etme çalışmaları, devletleri yıkma, milletleri yok etme, tüm ahlaki ve dini değer yargılarını silme-yok etme faaliyetleri öyle çoğalmış ki düşünülen şeyler şeytanla yarış/yaptırır cinsten. Bunu da yaparken gerek iOS ve gerekse de Android uygulamalar üzerinden indirilen programlar, oyunlar ve özgürlük/düşünsellik/gelişme amaçlı (!) platformlar kullanılarak yapılıyor ve çok rahat empoze etme çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Şunları duydunuz mu?

               *Dijital ebeveynlik

               *Dijital aşkım

               *Sanal evlilik

               *Kurallar üstü yaşam

               *Özgürlüğün sınırı olmaz

               *Modernizm için kurallar yıkılmalı

               *Aile beni bunaltamaz

               *Bir kız olarak bir kıza âşık oldum

               *Vücudum beni tiksindiriyor, hemen değiştirmeliyim

               *Aile de nedir ya!

               *Bulunduğum yer ve kültürden iğreniyorum

               *Kurallardan tiksiniyorum

               *….

               Sürüp giden binlerce değersizliği ve insan olmaktan çıkartan düşüncelerin yayıldığı program ve siteler. İnanın bunların bazılarını gençlerden bizatihi duydum ve onlarla konuştum. Dilimin döndüğü kadar anlattım. Yalnız topyekûn bir hareket gerekli. Özellikle 12-16 yaş arası evlatlarımızı hedef alan, yurt dışı fonlanma merkezli, şehevi ve cinsi özgürlüğü dibine kadar yaşatma sözü verilmiş ve hatta daha acısı, olayı fark eden velilerimizin evlatlarına sahip çıkmaları sonrasında ebeveynlere telefon açıp her türlü tehdidi savuracak cüretkarlıkta bir yayılım mevcut. Özellikle ele geçirilmek istenilen toplumların üzerinde gerçekleştirilen şeylerin başında çocuklardan başlayıp gençliğe adım atana kadar ki süreci yaşayan evlatlarımız üzerinde uygulanmaya çalışılan planlı programlı yıkımlardır. Ahlak, dini kabul ve gerçekler, kültürel değerler, insani duygu ve düşünceler adına ne varsa her şeyi yıkma çalışmalarını çok titiz (!) bir şekilde sürdürülmektedir. Ebeveyn çocuğunun düştüğü bu sapıklık ağını fark ediyor ve kendince önlem alıyor. Çocuğunu o karanlıklardan uzaklaştırmaya çalışıyor. Adamlar öyle ahtapot yapı oluşturmuşlar ki, ebeveynin telefon numarasını bulup, aldıkları tedbirlerden ötürü onları tehdit ediyor. Çocuğun 18 yaşına geldiğinde artık engellemelerin fayda etmeyeceğini, hatta çocuğunun en kısa zamanda gidip kendilerini (ebeveynlerini) şikâyet edip, istismar ve şiddet içeren davranışlarda bulunuyorlar diye şantaj içerikli ifadeler vereceklerini söylüyorlar. Allâh’ım ne günlere kaldık deyip, ellerimizi dizlerimizi dövmek yerine bir an önce özellikle kendimiz ve gençlerimizden başlamak kaydıyla tüm yıkım projelerini alt üst edecek bir yaşama kavuşmalıyız. Fikirlerini çok önemsediğim kıymetli kardeşim Sosyolog ve Aile Danışmanı Adnan Kalkan’ın “Nesli ihyâ, medeniyeti inşâ” manifestosunu çok kıymetli bulurum. Adnan Kalkan kardeşimin manifesto başlıklarını paylaşarak hep birlikte çarelere adım atıp son hızla durmadan, yorulmadan çalışmalarımızı sürdürmemiz gerektiğini önemle tekrar tekrar hatırlatmak isterim. İşte, Adnan Kalkan kardeşimin aile, gençlik, devletin devamı ve bekası, medeniyetimizin korunup neslimizin parlayan yıldızlar gibi olması için dile getirdiği manifesto başlıkları:

1.Önce Mevcut Yanlışlar Reddedilmeli

2.Köklü İnanç Medeniyetine Yolculuk Yapılmalı

3.Öğrenilmiş Çaresizlik ve Aşağılık Kompleksinden Nesil Arındırılmalı

4.Eğitim Sistemi Yeniden Dizayn Edilmeli

5.Aile Kurumu Güçlendirilmeli

6.Devlet Kanunları Kendi Milli ve Manevi Değerleri ile Yeniden Düzenlemeli

7.Topyekûn Aile Eğitim Çalışmaları Başlatılmalı

8.Sivil Toplum Kuruluşları Sivilleşmeli ve Asli Görevlerini Yerine Getirilmeli

9.Rol Modellerimize Sahip Çıkarak Neslimizi İhya Etmeliyiz

10.Eğitim Ailede Başlar, Ebeveynler Çocuğun Eğitimini Bizzat Üstlenmeli

11.İnsan ve Devletin Geleceğine Zarar Veren Her Türlü Yapı ile Mücadele Edilmeli

Kalın sağlıcakla…

Gökmen CAN

Eğitimci Sosyolog

2 Yorum

  1. Ali Gözüak
    Ali Gözüak 16 Nisan 2023

    Evet harika tespitler neslin yeniden inşası teknolojiyi şeytan ve avanelerinden daha iyi kullanmak ve yeni programlarla insan ve hayırlı insan yetiştirmede gayret etmeliyiz selam ve dua ile gayret ve şevk ile

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 20 Nisan 2023

      Allah razı olsun kıymetli Hocam. Aleykumselam. Dua eder dua bekleriz. Hayırlı ve bereketli bayramlar diliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir