"Enter"a basıp içeriğe geçin

AH BE GÖKMEN!

AH BE GÖKMEN!

Gökmen, küçük yaşlardan itibaren insanların, gözünde ne kadar büyük ve anlamlı yerler kapladığını düşünür dururmuş. Buna da sıkı sıkıya bağlı yaşarmış. Ailesindeki fertleri, akrabalarını, arkadaşlarını, öğretmenlerini, hatta mahalledeki birçok büyüğünü, sanki onlar olmadan hayatın anlamının olmayacağını kabul ederek yaşarmış. Gözünde ve yaşamında büyüttüğü bu insanların çoğu sözü, çoğu davranışları Gökmen için adeta temel ölçüttü. Gözünde ve ruhunda büyüttüğü insanlar, Gökmen’in gözünde adeta devleşir, tartışmasız mükemmel birer model olmuşlardı.

Gökmen’in bu tutum ve kabulü, kendisinin hem sevinçlerinin hem de hayal kırıklıklarının derinliklerinde barınırlardı. Büyüdüğü Hürriyet Mahalledeki kanaat önderi olarak kabul edilen bir büyüğün, bir gün Gökmen’in babası Aydın’a yakışıksız bir şekilde davranmasına kadar bu ruh hali ve kabulü devam etti. Gördüğü bu manzara, Gökmen’in içinde çok büyük bir hayal kırıklığı oluşturmuştu artık. Gökmen, o büyüğü her zaman aklı selim ve sözlerinin altın değerinde biri olarak kabul etmişti çocuk aklıyla. Babasının bu durum karşısında sessizliğini ve edebini koruması ise Gökmen’i bir kat daha şaşırtmıştı. Çünkü babası oldukça sinirli ve asabi bir kişilikti. O gün, Gökmen’in iç dünyasında ilk defa zedelenmenin varlığını gün yüzüne çıkartmıştı.

Tabii yaş geçtikçe, büyüdükçe, daha çok ve birbirinden farklı çok insanla karşılaştıkça, Gökmen’in hayatındaki hayal kırıklıkları daha da derinleşmeye başladı. İlkokula başladığında dövülmesinden ortaokuldaki müdür yardımcısının kendisi başkalarının önünde küçük düşürmesi ve kendisine şiddet uygulamasına, üniversite yıllarında konuşmasıyla dalga geçilmesi, bunların her biri Gökmen’in ruhundaki yaraları derinleştirdi. Gökmen, bu yaşadıkları, bitmek bilmeyen bu davranışlara maruz kaldıkça insanların çoğuna duyduğu güvenin sarsılıp kaybolmasına yol açtı.

1994 yılında, üniversitede hocası Mahmut beyle ile yaptığı bir sohbet, Gökmen’in hayata bakışını kökten değiştirdi. Hocası Prof. Dr. Mahmut Atay, insanın “idealize ettikleri figürlerin” gerçeklikten uzak olabileceğini ve herkesin “insan” olduğunu, hata yapabileceğini anlattı. Hocası Mahmut Atay kendisine, “Gökmen, kimseyi gözünde büyütme. Herkes senin gibi bir insan. Hatalarıyla, eksiklikleriyle bir bütün. Onlara fazla anlam yükleyerek sadece kendine zarar verirsin.” Demesi adeta zihnini allak bullak etti. Aslında allak bullak etti derken fırtına sonrasındaki sessizlikle birlikte hayatında bir düzenlemeye gitmesine vesile oldu.

Hocasının, çok sevdiği ve kendisine rol model olarak aldığı üç kişiden biri olan Prof. Dr. Mahmut Atay’ın o sözleri Gökmen’in zihninde derin yankılar oluşturdu.  O günden sonra, insanlara yüklediği anlamları ve beklentileri gözden geçirmeye başladı. İnsanların hatalarını kabul ederek onları daha gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirmeye yöneldi. Bu süreç, Gökmen’in iç dünyasında bir dönüşüm yarattı. Gökmen şu anda ömrünün 53. durağına yaklaştı ve hâlâ böyle yaşamayı da sürdürüyor. Hoş, yine bazen hataya düşüyor. Tanıştığı kimselere bazen 10 numara diye başladığı “kişi tanımlama sürecinde” her ne kadar hataya düşse de artık belirgin bir mahkeme usulüne kavuşmuştu.

Gökmen, gözünde çok büyüttüğü, hayatında ona hayal kırıklıkları yaşatan insanların -ismi ve sıfatı ne olursa olsun- aslında kendi hataları ve zayıflıkları olan sıradan kişiler olduğunu fark etti. Onları “idealize ederek”, aslında kendi hayal kırıklığının temelini kendisinin attığını anladı. Bu yepyeni bakış açısı, Gökmen’in insanlarla ilişkilerini daha sağlıklı ve dengeli bir şekilde oluşturmasını sağladı.

Ah be Gökmen, 53 yaşın kazandırdıklarıyla dönüp arkaya baktığında ve sana hâlâ bugün bile “kandırma çabası içindeki kimseleri”, “onları ne de çok büyütmüşsün gözünde” demekten geri duramıyorsun. Ne kadar doğru anlamlar yükleyerek ne kadar yanlış tanımlamalar yaparak hayatının merkezine kondurmuşsun onları.

Aslında Gökmen’in bu yaşadıklarının özü, aslında herkesin içinde biraz/bir Gökmen’in olduğu gerçeğidir. İnsanları olduğu gibi kabul etmek, onların hatalarını affedebilmek/görmezlikten gelip, onlara gereğinden fazla anlam yüklememek, hayatımızı daha huzurlu ve dengeli kılacaktır. Aslında Gökmen’in yaşadığı bu farkındalık/tecrübeler, herkes için bir ders/nasihat niteliğindedir. 

Unutulmamalıdır ki, yaşadığımız asırda hiç kimse tam anlamıyla mükemmel değildir. Herkesin hataları, eksiklikleri ve insan fıtratından kaynaklanan zayıflıkları mevcuttur. İnsanları gözümüzde büyütmemeliyiz. Onları olduğu gibi kabul etmeli ve olabilecek hayal kırıklıklarından da kaçınmalıyız. Hiçbir beşer ne melek ne de Peygamberdir. Hata yapabilirler.

Bizler zayıf ve eksik kullarız. Enkaz altında kalmamak, hayatımızı boşa geçirmemek ve daha verimli daha gerçek yaşayabilmek için hem Gökmen hem de diğer Gökmenler, hayatlarımıza giren kimseleri “devleştirme” tutumuna girmemeliyiz. Herkesi, bizde belirlediği yerine göre konumlandırmalıyız. Bunu yapmadığımız zaman, gördüğümüz ilk yanlışta hemen “sen ne kadar da değiştin” cümlesiyle karşılaşıyoruz. Halbuki ben yine aynı benim. Benim sana olan davranışlarımı sen belirliyorsun. Sonra da gel böyle sözlere karşı naif bir anlatıma gir. Bu da maalesef çoğu zaman fayda vermemektedir. En güzeli “herkesi ederi kadar” görmektir.

Kalın sağlıcakla…

Gökmen CAN

Eğitimci Sosyolog

18 Yorum

  1. adnan alp
    adnan alp 10 Temmuz 2024

    Hocam Allah senden razı olsun. Hakşkaten çok güzel ve derin konulara değiniyorsunuz. Durmak yok çalışmaya, üretmeye ve elimizden, dilimizden güzelliklerin yayılmasına devam edeceğiz. Hürmet ederim sayın hocam

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 10 Temmuz 2024

      Canım Kardeşim
      Allah senden de razı olsun. Hak ve hakikat yolunda pes etmek yok. Sadece daha dikkatli olacağız.

    • Münevver Ertan bulut
      Münevver Ertan bulut 10 Temmuz 2024

      Gerçekten yazıyı okurken kendimden ne çok şey gördüm ve eminim bir çok kişi de aynı şeyi hissedecektir. Çok güzel ve hepimiz için nasihat niteliğinde bir yazı olmuş. Hayatımızda sizin gibi bir hoca olduğu için çok şanslıyız hocam.

      • Gökmen Can
        Gökmen Can 10 Temmuz 2024

        Torunlarımın canı, canım kızım…Sizlerin varlığı yaptığınız dualarla Rabbimiz ömrümüzü hayırlara doldursun. Selamette kalasınız.

  2. Abdullah ZENGİN
    Abdullah ZENGİN 10 Temmuz 2024

    Gökmen Hocam öyle güzel konuları ki, hepsi bizden birer numune. Yazdıklarınızı, ifade ettiklerinizi, ele aldıklarınızı sanırım yaşamayan yoktur. Ruhunuza sağlık değerli hocam. Sizi takip edip okumak çok güzel. Tanıştıran arkadaşımdan Allah razı olsun.

    • Gökmen CAN
      Gökmen CAN 10 Temmuz 2024

      Güzel gören ve güzel düşünen varlığınız Aziz olsun kardeşim. Teveccühleriniz için Rabbime duacıyım. Selamette kalınız. Dua eder dua bekleriz.

  3. Fatih yücesoylu
    Fatih yücesoylu 10 Temmuz 2024

    Kalemine yüreğine sağlık Gökmen hocam

  4. Yusuf Şimşek
    Yusuf Şimşek 10 Temmuz 2024

    Kalemine yüreğine sağlık.Mükemmel ifade etmişsin kardeşim.

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 11 Temmuz 2024

      Teşekkür ederim aziz ve kadim dostum. Çeyrek asrı çoktan devirdik dostluk ve kardeşlikte. Varolasın. Seninle sıra arkadaşı sınıf arkadaşı ve uzaktan da olsa akraba olmamız çok değerli. Aziz dostuma sevgilerimi sunarım.

  5. Seyfullah Sarıaslan
    Seyfullah Sarıaslan 10 Temmuz 2024

    “Hayat kıymet bilenlerle yaşanacak kadar güzel…
    Vefasızlar için israf edilmeyecek kadar değerlidir…”
    Gökmen’im yolun bahtin açık olsun.

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 11 Temmuz 2024

      Canım müdürüm, siz benim için çok kıymetlisiniz. Sizinle olan 3 yıllık mesaimizden çok şeyler öğrendim. Adaletli olmayı, bir davaya gönül vermeyi, hassas davranmayı…Muhittin kardeşimle siz ömür boyu birlikte yaşanacak güzide kimselersiniz. Ellerinizden öpüyorum.

  6. Muhittin YAMAN
    Muhittin YAMAN 10 Temmuz 2024

    Yine çok güzel bir yazı emeğine sağlık Üstadım Hayat dostlarla daha da güzel

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 16 Temmuz 2024

      Can dostum, kıymetli kardeşim, değerli varlık Muhyiddinim. Allah senden razı olsun. Allah devlete ve millete senin gibi değerli evlatlar insanlar nasip etsin. Sevgi ve selamlarımlar.

  7. Serpil Çetin
    Serpil Çetin 10 Temmuz 2024

    Ah be gardaş!
    Gidilecek yada varılmak istenen yere bile yapay zekadan yardımla varmaya çalışıyoruz. Hedefe varabilmek için de konumun paylaşımına diğer bir ifadeyle bildirilmesine ihtiyacımız olduğu zorunluluğunu yaşıyoruz. Mevcut konumumuzun fıtratımız ve yaratılış gayesiyle eşleşmesine ve ederi kadarda kararlarımıza hizmet edebilmesi ümidiyle ..
    Yine kalemine yüreğine sağlık olsun kardeşim.

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 16 Temmuz 2024

      Varolasın ablam. Allah bizi aklı selim davrananlardan eylesin. Amin.

  8. Hayrettin Korkut
    Hayrettin Korkut 16 Temmuz 2024

    İnsan çocukken güler yüzlüdür,ancak zamanla yüz hatları gerilmeye ve sertleşmeye başlar. Sebebi bu yazıda gizli.Ellerin dert görmesin değerli dostum

    • Gökmen CAN
      Gökmen CAN 17 Temmuz 2024

      Dilin dert görmesin yüreğin ve hayatın aziz olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir