"Enter"a basıp içeriğe geçin

DİNİ DEĞERLERİ İSTİSMAR EDENLERE DİKKAT EDELİM

Dini değerler bizim en önemli dinamik yapı taşlarımızdan olup bunları istismar eden bireylerin topluma yarattığı sıkıntıları bilmek, belirtmek, engel olmak ve topluma doğru olan şeyleri yerleştirmek açısından önemli bir konudur. Dini duyguları manipüle ederek kendi çıkarları için kullanma eğiliminde olan kişilerin varlığı gerek bizim toplumumuz gerekse de diğer İslam toplumları açısından müthiş bir tehlikedir. Dini değerlere ve etkilerine önem veren biri olarak kaleme aldığımız bu makalede, dini değerleri istismar eden kimselerin toplumda yarattığı çeşitli sorunları ve bu sorunların sosyal dokuya olan etkilerini dillendireceğiz.

Birinci olarak, dini değerleri istismar edenlerin toplumda oluşturdukları en büyük sorunlardan biri, güven duygusunun çok büyük oranda sarsıntıya uğramasıdır. Din, toplumsal kurumların en önemlilerinin başında gelip birçok insan için kutsal ve saygın bir konudur. Dini liderler veya kurumlar, toplumun güvenini kazandıkları için mevcut yapı içerisinde bulundukları konumdadırlar. Ancak, kimi bireyler bu “güveni” kötüye kullanarak, dini konumlarını kişisel kazançları için kullanabilirler. Yani klasik bir söylem olan “Vatan Millet Sakarya” söylemindeki başlangıç noktası çıkarlar doğrultusunda evrilerek rotasını şaşırabilirler. Bu durum, toplumda yaygın bir güvensizlik duygusuna neden olabilir ve insanları dinden soğutabilir. Hoş, dinimizin bir eksikliği olmasa da insanlar kişilere takılıp kalmalarından dolayı olayları bireysel algılayabilir ve mazeret olmayacak şeyleri mazeret olarak ortaya koyup tavır takınabilir. Durum ne olursa olsun hiç kimsenin dini değerleri kendi menfaatlerine kullanmaları kabul edilemez. “Allah rızası” için başlayan söylemlerin “benim âli çıkarlarım” olarak devam etmesi kabul edilemez. Önce küçük bir yapıda başlayan dağılımlar ve kopmalar ileriki safhalarda toplumun geneline sirayet etme noktasına geldiğinde amansız yaralar oluşmuş olabilir.

İkinci olarak, dini değerleri istismar eden kimseler, toplumda ayrılıklara ve kutuplaşmaya yol açabilirler. Din, insanların bir araya gelmesini sağlayan önemli bir unsurdur ancak bu tür istismarlar, farklı dini gruplar/klikler/cemaatler arasında anlaşmazlıklara ve çatışmalara neden olabilir. Bu durum, toplumsal huzuru tehdit edebilir ve barışçıl bir ortamı zedeler. Bu konu aslında iki boyutlu olarak ele alınabilir. İlki bir grup ya da cemaatin içindeki çatışma ve çekişmeler, diğeri de farklı metot ve anlayışlar içindeki cemaatlerin arasında oluşabilecek çatışmalar ve çekişmelerdir. Her ikisinin de çok kötü ve “yıkım oransallığının çok büyük olabileceği” durumlar ortaya çıkabilir.

Üçüncü olarak, dini değerleri istismar edenlerin, maddi veya siyasi çıkarları için dini kılıflar kullanarak insanları sömürebilmeleridir. Özellikle toplumun/grupları/cemaatlerin daha savunmasız kesimleri bu tür manipülasyonlara daha açıktır. Maalesef bu durum, adaletsizliğe ve eşitsizliğe yol açabilir, toplumda/grupta/cemaat içinde genel bir hoşnutsuzluk ve memnuniyetsizlik hissi oluşturabilir. Bazen öyle net oluyor ki, lekesiz cam misali anlaşılabiliniyor.

Dördüncü olarak, dini değerleri istismar edenler, bilimsel ve akılcı düşünceyi de bastırabilirler. Din ile bilim arasında bir çatışma olmadığını belirtmek önemlidir. Hususiyetle istismar eden bazı kişiler dinin sınırları içine bilimsel gerçekleri yaklaştırmazlar ve sanki bilimin din ile ilişkisi yokmuş gibi insanlara anlatabilirler. Bu durum da toplumun bilimsel bilgiye dayalı ilerlemesini engelleyebilir ve bu alanda geri kalmışlığa yol açabilir.

Çokça sıralayabileceğimiz şeyler var ama son olarak, dini değerleri istismar edenlerin, toplumda hoşgörüsüzlük ve ayrımcılığı körükledikleri gerçeğini zikredebiliriz. Kendisinin algıladığı, oluşturduğu ve sıkı sıkıya koruduğu (!) dini inançlarına uymayanları dışlayarak veya kendi menfaatini engelleyecek kimseleri hedef göstererek, toplumda/grup içinde/cemaat içinde bir ayrışma ve düşmanlık ortamı oluşturabilirler. Bu durumda da toplumun/grubun/cemaatin birlik ve beraberlik duygusunu zayıflatabilir ve toplumun genel sosyal yapısındaki uyumu bozabilir.

Genel olarak, dini değerleri istismar eden kimselerin bulundukları yerlerde meydana getirdiği sorunlar çok çeşitlidir ve ciddi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu sorunlarla mücadele etmek için, toplumun dini otoriterlere ve kurumlara olan güvenlerini yeniden tesis etmek, hoşgörüyü teşvik etmek ve bilimselliği desteklemek de önemlidir. Ayrıca, dini değerleri istismar edenlerin suistimalini engellemek için etkili yasal ve toplumsal önlemler alınmalıdır. Bu ve benzer şekillerde, toplum daha adil, daha saygılı ve daha uyumlu bir yapı haline gelebilir. Yani yaşanılması en doğru şekilde olan hayata sahip olunabilir.

               Kalın sağlıcakla…

Gökmen CAN

Eğitimci Sosyolog

9 Yorum

  1. Abdullah ZENGİN
    Abdullah ZENGİN 2 Şubat 2024

    Değerli Hocam değindiğiniz noktalar çok hassas ve doğru. Uyanık olmamız gerekmektedir. Her sakallı dede olmuyor maalesef. Dilinize yüreğinize sağlık.

  2. ADNAN ALP
    ADNAN ALP 2 Şubat 2024

    Hocam nereden bulursunuz böyle konuları. Gerçekten tam isabet. Gündemi takip etmek bu olsa gerek. Özellikle bizim gibi toplumlarda en büyük sorunları dillendirmek çok önemli. Dediklerinize katılmamak elde değil. Kaleminden mürekkep eksilmesin.

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 5 Şubat 2024

      Güzel görmeniz güzel düşünmeniz çok kıymetli. Sizin gibi iyi niyeti elden bırakmadan yaptığı işleri hakkıyla yapan insanlara ihtiyacımız var

  3. Hayrettin Korkut
    Hayrettin Korkut 2 Şubat 2024

    Dini değerleri istismar edenleri yabancı ajanlar iyi takip etmiş ki yakalanan ajanlar hep din adamı veya kadını kisvesiyle topluma sızmışlar. Diğer taraftan bakarsak insanda bitmeyen iki şey vardır diyordu bir ilahiyatçımız:biri şehvet, diğeri mal, mülk hırsı.Bu yüzden çoğu insan çeşitli kisveler altında bu amaçlarına ulaşmaya çalışır.Maalesef en çok kullanılan kisvelerden biri de dindir Ağzına sağlık değerli dostum , güzel bir konuya değinmişsin.

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 5 Şubat 2024

      Teşekkür ediyorum dostum. Eğitimin ve ülkenin sevenleri olarak durmak yok anlatmaya devam inşeAllah

  4. Müslüm ARTAR
    Müslüm ARTAR 2 Şubat 2024

    Giderek dinin toplumsal ve bireysel işlevleri daha çok gözardı ediliyormuş gibi hava var. Ayrıca dini hassasiyetlerin yine yok sayılması gibi durumla karşı karşıya kaldığımızı da rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak şu da unutulmamalıdır ki dinin doğru anlatılması, ehil ya da uzmanlar tarafından herkesin net bir şekilde anlamasını sağlayabilecek bir üsluba ihtiyaç vardır. Hoşgörü, herkese hitap eden, mutedil bir ve anlaşılır bir tavır mutlaka öne çıkarılmalıdır.

  5. BÜLENT cankurt
    BÜLENT cankurt 3 Şubat 2024

    Sayın hocam gününüzde en çok istismar edilen konulardan biri alesef yüce olan dinimizdir. Insanların çoğu da dinlerini ogrenmediklerinden dola bu istismara alet olmaktalar. Imam Ali رضي الله عنه dedi insanlar üç sınıftır.
    1- ilmi ile amel eden alimler
    2- Kendini kurtarabilecek kadar ilmi olanlar
    3- Küçük haşereler. Bunlar ilim nurundan nasibi olmayanlarır. Her anıranın üzerine konanlar.
    Işte en çok istismar edilen kısım bu son kısımdır.

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 5 Şubat 2024

      Kıymetli hocam alacağımız o kadar yol var ki…Ne söylesek eksik duruyor maalesef. Bu da yanlışların dağlar değil sıradağlar durumuna gelmesindendir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir