"Enter"a basıp içeriğe geçin

MASLAHA

MASLAHA

Maslaha (maslahat), sözlükte “doğru, düzgün ve kusursuz olma; iyilik, uygunluk, yarayışlılık” gibi manalar içeren “salâh” kelimesinden türetilmiş olup “bir şeyin maksada uygun özellikte olması, fesadın zıddı, iyi, uygun, elverişli, yararlı, iyi olana ulaştıran” anlamlarına gelir; isim olarak çoğulu mesâlihtir (Lisânü’l-ʿArab, “ṣlḥ” md.; Tâcü’l-ʿarûs, “ṣlḥ” md.; Tûfî, Şerḥu’l-Erbaʿîn, s. 18-19). Ama biz daha yalın bir ifadeyle şöyle diyebiliriz: Maslaha, iyiliği ve yararlılığı esas alan bir ilke olarak, İslam hukukunda ve ahlaki düşüncede önemli bir yer tutar. Bu makalemiz, maslaha kavramını doğru anlamak, doğru uygulamak ve bu değer üzerinden toplumsal farkındalık oluşturmak için kaleme alınmıştır.

Bu konuyu ele almamızın bir maksadı var ve bu maksat aslında “maslahayı beyan etmek”, “maslaha kelimesini kullanıp anlamına uygun davranmayanlara” bir bakış açısı kazandırabilmek ve belki onların “maslahaya uygun” davranmasıyla da ecre ve sevaba nail olmaktır. Şimdi rica etsem bu satırları okuduktan sonra içeriği konusunu, ele alınan ifadeleri düşünür ve bir muhasebede bulunur musunuz? Dilerseniz sorulara başlıyorum:

-Emin biri olduğunuzdan yana emin misiniz?

-Hayatı adalet ve dürüstlük üzerine kuruyor musunuz?

-Dilinizden zarar gelmeyeceğine kani misiniz?

-Fikir oluğunuzdan kirler akmadığınızdan yana rahat mısınız?

-Hayatınızı menfaatler üstü yaşıyor musunuz?

-İçiniz ile dışınız aynı düzlemde mi ilerliyorsunuz?

-Gizli hesapların ele geçirdiği biri misiniz?

-Bildiklerini gerçek anlamda bilen mi yoksa hayallere mi mahkumsunuz?

-Ayaklarınızı takoz olarak kullanmıyorsunuz değil mi?

– Söylemleriniz ve eylemleriniz uyum içinde mi?

– Davranışlarınızın maslahaya uygun olduğuna gerçekten inanıyor musunuz?

Bu soruları çoğaltabiliriz. Bizim asıl maksadımız bu toplum içinde yaşayan/yaşadığını zanneden kimselerin kendilerine gelmelerine vesile olmaktır. Gerekirse tüm olaylar bütün çıplaklığıyla ortaya koyulmalı. Çünkü öyle kötü bir zamandayız ki kiminle karşılaşırsak karşılaşalım yüzde yüz emin olma duygularını yaşayamıyoruz. Hele ki manevi konularda sürekli bir istismar edilme korkusuyla titreyebiliyoruz.

Bir yerde patron, müdür, yönetici, başkan ya da her ne sıfatla yetkili oluyorsak; acaba verilmiş statünün rolünü yerine getirebiliyor muyuz acaba? Kurum ve kuruluşların elektriklerini, sularını, kağıtlarını, malzemelerini ve nakitlerini gerçekten yerli yerinde kullanıyor muyuz? Daha açık sorayım: “Herhangi bir kurum ya da sivil toplum örgütünde yetkili birisiniz. Oranın elektriğini kullanarak telefonunu şarj eden bir kimseden bir lira yerine on lira alıp, oturmadığınız odada dört saat boyunca klimayı açık bırakanlardan mısınız?” Bir de “ikram edilen çaya atılan şekerleri eksiltip de aşırı rahatlıktan uçak kalkış saatini kaçırarak maslahaya binlerce lira zarar veriyor musunuz?” Hatta “İnsanlara hak ve hakikatleri anlatmak için on liralık yol parası yerine yetmiş beş lira harcayabiliyor musunuz?”

Basit birkaç örneği şöyle verebiliriz:

Mesela Trafik Kurallarına Uymak

Bir insan, trafik ışıklarında kırmızı ışık yanarken durup geçmiyorsa bu, sadece kendisi için değil, diğer sürücüler ve yayalar için de maslaha sağlar. Çünkü kurallara uymak, kazaların önlenmesi ve herkesin güvenli bir şekilde yolculuk yapması için önemlidir.

Buradaki Maslaha: Toplumun genel güvenliğini ve düzenini sağlamaktır.

Mesela Geri Dönüşüm Yapmak

Bir kişi atıklarını geri dönüşüm kutularına atıyorsa, çevrenin korunmasına katkıda bulunur. Bu davranış, doğal kaynakların israfını önler ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılmasını sağlar.

Buradaki Maslaha: Hem bireysel hem de toplumsal yarar, çevreyi koruma bilincidir.

Mesela Yolda Bulunan Eşyayı Sahibine Teslim Etmek

Bir kişi yolda bulduğu bir cüzdanı sahibine ulaştırırsa hem başkasının mağduriyetini önlemiş olur hem de kendi ahlaki sorumluluğunu yerine getirir. Bu davranış, toplumsal güveni ve adaleti pekiştirir.

Buradaki Maslaha: Bireysel doğruluk ve toplumsal güvenin artırılmasıdır.

Evet, sevgili dostlar bu sorulara vereceğimiz cevaplar olumsuz ise vay halimize. Eğer olumlu ise de ne mutlu bizlere. Tüm kadim değerleri alt üst edecek derecede bir fütursuzluk, hesapsızlık, aymazlık ve başı bozukluk şeklinde bozuk plak misali dönüp duran kimselere dikkat etmeliyiz. Herkesi kendimiz gibi görmemeli ve bilmemeliyiz. Her güzel söz sahibini “hatip, üstat, edebi kişilik, hoca vs.” gibi görmemeliyiz. Hem söze bakacağız hem de sözü söyleyene. Söz doğru ise kimden gelirse gelsin kabul etmek erdemliliktir. Aynı şekilde söz yanlışsa da kimden gelirse gelsin onu reddetmek ve karşısında durmak da bir onur, haysiyet, şeref ve erdemlilik meselesidir. İnsanları kandırmak, yalan yanlış ifadelerle zihinleri bulundurmak ve doğruların sesini kesmek için kumpaslara esir olmak gerçek anlamda kötünün de kötüsüdür.

Yetkili ya da yetkisiz bir kimse olduğumuzu sayalım. Her kim ve ne sıfata sahip olursak olalım biz ancak hak ve doğru olanı yapmayla mükellefiz. Kendimize göre değil de hakkaniyete ram olarak yaşamalıyız. Doğruyu söylemek ve hakikati savunmak, insanın onurudur. Maslaha, yalnızca bireysel fayda değil, toplumsal bir ahlak ilkesi olmalıdır. Sözlerin ve eylemlerin uyum içinde olduğu bir toplum, adalet ve iyilik yolunda ilerler. Geliniz, maslahayı hayatımızın her alanına taşıyalım ve her sözde, her davranışta iyiliği esas alalım.

Kalın sağlıcakla…

Gökmen CAN

Eğitimci Sosyolog Yazar

16 Yorum

  1. enes
    enes 15 Aralık 2024

    kaleminize sağlık hocam 👏

  2. Ercüment Şendil
    Ercüment Şendil 15 Aralık 2024

    Çok teşekkür ederiz…

    • Ahmet Ayyıldız
      Ahmet Ayyıldız 16 Aralık 2024

      Muhteşem sorular kaleminize sağlik

      • Gökmen Can
        Gökmen Can 16 Aralık 2024

        Allah razı olsun kıymetli Müdürüm. Dilinize sağlık. Hürmet ediyorum.

  3. Ömer Demir
    Ömer Demir 15 Aralık 2024

    Hangi kurum ve kuruluşta olursak olalım kişilerin kendi menfaati değil de genelin çıkarları doğrultusunda olmak en büyük maslaha olsa gerek.
    Yalnızca toplumun maslahı için söylemleri olup da kendi menfaati için yaşayanlar ancak kendilerini kandırırlar. Gizli olanı da hakkıyla bilen Allah’tır

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 15 Aralık 2024

      Kıymetli kardeşim değerli yol arkadaşım Aziz ahretliğim. Seninle 40 Yıllık dostluk sırrına ulaştık. Bu yolcuuluğun çoğunda ortak değerlerle tepki verdik. Burada da hislere tercüman olduğumu düşünüyorum. İnanın yazmak için değil, samimiyete ve maslaha için davranmaya çok ihtiyacımız var bu sebeple yazıyorum. Allah bize rahmet eylesin. Bizi cennette buluştursun

  4. Hayrettin Korkut
    Hayrettin Korkut 15 Aralık 2024

    Boşuna “Allah ıslah etsin!” demiyoruz.Bu güzel yazıyla körlere ışık, sağırlara kulak, dilsizlere dil olmuşsun değerli hocam.Haktan yana olan kelamına sağlık

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 15 Aralık 2024

      Çok teşekkür ederim aziz dost. verdiğiniz değer benim için çok değerli ve saygın. Allah her daim dilimizi, elimizi hak yolda ram eylesin.Amin.

  5. Hatice Demir
    Hatice Demir 15 Aralık 2024

    Sandığımız gibi olmayan ne çok şey var hayatta,
    Ve sandığımız gibi çıkmayan ne çok insan! 😞

    Bizlere düşen ise sanılan olmak, yani dil ve hal ile aynı olmak. Olabilmek duasıyla 🤲

    • Gökmen CAN
      Gökmen CAN 15 Aralık 2024

      Belki de insanı en çok da derinden bu belirttiğiniz noktalar acılara boğuyor. Ne hayallerle baktığımız kimselere yeri geliyor ne de uzak kalmak için elimizden geleni yapıyoruz. Olduğu gibi görünmeyenler, göründükleri gibi oluyorlar ve bu da gün gibi oluyor. Allah bizleri Oportonüst insanlardan eylemesin ve onlardan da korusun. Basiretimizi açık eylesin. İnsi ve cinni şeytanlardan korusun. Amin.

  6. Muhittin Yaman
    Muhittin Yaman 15 Aralık 2024

    Üstadım eline emeğine sağlık toplumsal konularla dolu çok güzel yazı olmuş.İnsan olarak insan olmanın gereklerini yapsak toplumsal hiç bir sıkıntı kalmayacak.Allah insanlığını unutmuşları islah eylesin.Sağolasın varolasın.

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 15 Aralık 2024

      Allah razı olsun candost. Dualarına amin amin amin ve durmak yok yola devam diyorum.

  7. Gülsüm DEMİROĞLU
    Gülsüm DEMİROĞLU 15 Aralık 2024

    Eline, emeğine, kalemine sağlık Değerli Arkadaşım..Konuyu gayet güzel özetlemişsin..Ne mutlu o kişilere ki ; “Maslahat” söz konusu olduğunda,kendi çıkarları,kendi doğruları doğrultusunda değil de, Allah’u Teâlâ’nın koyduğu kurallar çerçevesinde hareket edebilenlere..
    Yazını okurken soruları cevapladım..Rabbime binlerce şükürler olsun ki; genel itibariyle olumluydu..Tabi burda aile yapısı,yetişme tarzı ve özellikle de fıtrat da devreye giriyor. Rabbimiz bizi ne de güzel terbiye ediyor ve bize verdiği cüz-i iradeyle de son kararı bize bırakıyor..İyi hoş,güzel, örnek davranışlar sergileyerek, “Maslahat” kelimesinin içini doldurarak yaşayabilenlere ne mutlu..

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 15 Aralık 2024

      Kıymetli arkadaşım değerli insan…yaptığın yorum en az yazı kadar önemli bir içeriğe sahip. Biz bir olunca iri diri ve güçlü oluyoruz. Teşekkür ediyorum. Allah razı olsun.

Muhittin Yaman için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir