"Enter"a basıp içeriğe geçin

BANA SANA ONA-BİZE SİZE ONLARA -HERKESE

Tüm zorluklara rağmen hayatı kolaylaştırmak bizler için çok da zor olmamalı. Çünkü yaşanılan şeylerden dersler çıkartarak yeni şeylere; güzele, iyiye, faydalıya doğru ve umum gözetilerek hareket edilebilir. Bazen biz de şirazeyi kaçırıyorsak bile sakin kalmayı başarıp da aklıselim düşünmeye başladıktan sonra bu saydığımız şeyleri yakalayabildiğimizi görüyoruz.

            Sizlere yine çok güzel bir temsili hadiseyi anlatmak istiyorum. Mesajı tam aldıktan sonra değişmememiz ya da doğru olanı yapmamamız için bir sebebimiz kalmayacaktır. İlla ki doğru olanı ve katkı sağlayacak şeyi bir yerinden yakalayıp değişmeyi başarabiliriz. Aşağıdaki alıntıyı bizimle paylaşan dostuma şahsım ve sizler adına  teşekkürlerimi sunuyorum. Hadise şöyle:

Bir kadın eşinin her gece eve geç gelmesinden şüphelenerek eşine neden her gün geç geldiğini sorduğunda işleri olduğunu, son zamanlarda biraz daha arttığını ve bu yüzden eve geç geldiği cevabını alıyordu. Kadın ise eşinin verdiği bu cevaba tam inanmayarak eşinin neden geç geldiğini öğrenmeye karar verir ve eşinin işyerinden çıkışından itibaren onu takip etmeye karar verir.

İşyerinin karşısında bir taksi içinde bekleyen kadın, eşinin çıktığını görür ve gittiği yeri takibe başlar. Şehrin kıyı mahallelerinden birine kadar gittiğini gören kadın, eşinin bir gecekonduya girdiğini görür. Kadının kafasında birden şimşekler çakar. Artık aldatıldığına kesin kanaat getirir. Bin türlü düşünce içerisinde boğulmuş bir şekilde kocası gelmeden eve geri döner ve eşinin gelmesini bekler. Eve geldiğinde kocasına neden geç kaldığını yine sorar ve kocası yine işyerindeki işlerinin uzadığını, bu yüzden de geciktiğini söyler.

Kendi gözleriyle gördüğü olaydan sonra kocasının kendisini aldattığına iyice kanaat getirir ve kafasında kurduğu hain planı uygulamaya karar verir. Artık bu kadarını kaldıramam diyerek kendisini de rahatlatmayı ihmal etmez. Kocasının işyeri güvenliği için aldığı silahını yanına alır ve kocasını ertesi gün yine takip ederek, eve baskın yapıp bunun hesabını sormak için sabahı sabah eder. Yeni gün başlar ve yine kocasını takip eden kadın aynı şeyi tekrarlar ve kocasının yine işyerinden çıkarak aynı eve gittiğini görür. Kocası eve girdiğinde kadın koşarak evin kapısına gider ve kapıyı kırarcasına çalar.

Kocası kapıyı açar ve karşısında karısını görünce önce afallar. Kadın ise burnundan soluyordur. İçeri girmek ister ama kocası girmesine müsaade etmez. Kadın silahı çantasından çıkarır ve kocasına doğrultur. “Çekil içeri gireceğim.” der ve kadın içeri girer. Gördüğü manzara karşısında adeta dona kalır! Evde kalan yaşlı ve bakıma muhtaç olan kişiyi görür ve şoka girer çünkü bakıma muhtaç olan kişi kayınvalidesidir. Silahı indirir, yüzü yere düşer ve ne diyeceğini bilemez. İlk sözü şu olur:

-“Ben de sanmıştım ki!”

Biraz sessizlikten sonra, “Hani huzurevine bırakmıştın!” diye kocasına sorar. Kocası da:

            -“Annemi huzurevine bıraktım ama aynı gün dayanamadım oradan aldım ve arkadaşımın kullanmadığı bu gecekonduya getirdim. Evin ihtiyaçlarını giderdim. Her gün sabah annemin yanına gelir ihtiyaçlarını görür, akşam iş çıkışı tekrar uğrar ihtiyaçlarını gideririm. Sen annemi evde istemedin, abimler anneme bakmak istemedi. Ama vicdanım buna elvermedi. Annemi huzurevine bıraktığımda bana bir bakışı vardı ki adeta yüreğim parçalandı. Ben huzurlu ve rahat bir yaşam sürerken annemi orada bırakamazdım. Senin asla evde istemeyişin karşısında ne yapacağımın çaresizliğiyle en son bu çareyi buldum ve anneme kendim bakıyorum.” der. Velhasıl-ı kelam dostlarım; “Tarlada buğdayım var deme, ambara girmeyince. Hayırlı evladım var deme, el koynuna girmeyince. Vefalı karım var deme, kötü gün görmeyince. Hayırlı kardeşim var deme, miras bölünmeyince.” diye boşuna dememiş atalarımız. Allâh’ım kimseye; oğlum, kızım, elim, gözüm dedirtmeden emanetini alsın ve muhannete muhtaç etmesin. Âmin.

Gökmen CAN

Eğitimci Sosyolog

2 Yorum

  1. ömer demir
    ömer demir 17 Ağustos 2022

    bir yaşanmışı da ben paylaşayım

    adamın annesi bakıma muhtaç hale gelir, kendi evinde bakmak için eşiyle bu durumu paylaşır ama eşi bunu kesinlikle kabul etmez. Adam kendi annesine bulunduğu yerde hizmet etmeye başlar. belli bir zaman sonra annesi vefat eder.

    hayat bu ya, gün gelir kadının annesi aynı duruma düşer. Kocasına sormadan annesini kendi evine getirir. Adam bunu kabul etmeyeceğini söyler. kadın boşanma davası açar ve eşinden ayrılır.

    Bu hayat ne garipliklerle dolu değil mi? kişi sırf kendi nefsi için hayat boyu birlikte olduğu insanın üzerini nasıl olurda çizer?

    • Gökmen Can
      Gökmen Can 26 Ağustos 2022

      Herkes hayatı yaşadığı kadar zanneder. Ya boğulur ya da kurtulur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir